Allah ruhları üç sınıf üzere halk etmiş: ehli dünya, ehli ahiret, ehli huzur.
Ruhu'l-beyan tefsirinde yazıyor. Ne yazıyor orada? Cenabı Hak ruhları halk ettiği zaman “elestü bi-rabbiküm” fermanında bir takım ruhlar “bela” demişler. Demeyenler daha çok olmuş. Küfriler, inanmayanlar, yani ehli dünya ehli küfür olan “bela” dememiş. Ama ehli ahiret, ehli iman, ehli huzur olanlar “bela; evet sen bizim Rabbimizsin” demişler.
Fakat orada ehli dünya, ehli ahiret, ehli huzur olanlar nerede?
Taa ilm-i ezelide, Cenabı Hakk’ın bir iltifatı, orada ayrılmışlar.
Nasıl ayrılmışlar?
Cenabı Hak ruhları halk etmiş, bütün ruhları halk etmiş. Tabi ruhları on bölüm yapmış, Cenabı Hak bu ruhlara dünya hayatını keşfettirmiş, dünyayı arz etmiş. Dünya hayatı budur diye onlara göstermiş.
Bunu alıyor musunuz? Kabulleşiyor musunuz? İstiyor musunuz?
Orda isteyen olmuş istemeyen olmuş. Ama on safın dokuz safı istiyoruz demiş ayrılmışlar, dünyayı almışlar.
Fakat o bir saf almamış yani yüzde onu almamış, kabulleşmemiş. Onlara Cenabı Hak bu sefer ahireti keşif ettirmiş. Ahiret alemini, cennet alemini. Onların da dokuzu ayrılmış ahireti istemiş. Fakat bir tanesi ahireti de almamış istememiş, istemiyorum ya rabbi demiş. Bunlar hep cilve-i rabbani.
Şimdi yüzde doksanı ehli küfür, ehli nar ayrıldı. Kaldı on’u. On’da dokuzu da ehli ahiret ayrıldı cenneti istedi onlar. Kaldı yüzde bir’i. İşte rakam büyüdükçe bu çoğalıyor. Yüzde bir olunca binde on olur değil mi? İşte böyle bunlara Cenabı Hak tekrar fermanı celili soruyor:
— Ey kullarım! Siz dünyayı almadınız, ahireti de almadınız.
— Ne istersiniz?
— Yarabbi biz senin rızanı isteriz.
— Evet siz benim rızamı istersiniz ama, benim rızam nerede, yine dünyada gidip kazanacaksınız.
Dünyada ruhlar ayıklanıyor çünkü. Orada ruhlar Cenabı Hakk’ın ancak kendi ilminde, kendi zatında, kendi azametindeydi. Ama eğer o ruhlar bu dünyaya gelmeseydi Allah’ın varlığı bilinmezdi. Çünkü Cenabı Hak “Biz insanları, cinleri halk ettik ki, bizi mabud bilsinler [4]”. Bize itaat etsinler. Bir hadis-i kutsi var: Burada da buyuruyor ki: “Biz bir gizli hazineydik. Aşikar olmamız için insanları halk ettik[5]”.
Yani, biz bu insanlar, Allah’a şükür bak, Müslüman’ız, inanmışız. Fakat inanan var, inanmayan var. Bakın inanmayan Allah'ı inkar edip, tabiattan biliyor, tabiattan diyorlar. Ama inananlar için bütün bu varlıklar Allah’ın varlığına bir ispattır, bizim için delildir. Bunlar olmasaydı, biz olmasaydık, bu kainat olmasaydı, Cenabı Hak zatıyla beraber kalırdı, onun varlığı bilinmezdi.
Demek ki bütün bu mükevvenatın halk edilmesi, Allah’ın varlığını evvel bildiriyor, sonra da aşikar ediyor.
Ama şeriat bildiriyor, tarikat aşikar ediyor.
“Biz bir gizli hazineydik. bilinmemiz için insanları halk ettik” buyuruyor. Bu tarikattır işte.
Çünkü ancak “Bir gizli hazineydik” fermanında nerededir? Bu gizli hazine Allah ise, bu gizli hazine nerededir?
Cenabı Hak: “Ben arşa, kürse, hiçbir yere sığmam” diyor. Ama yalnız bak amentü billah ben Allah'a inandım, Allah vardır, birdir, ortağı, şeriki yoktur, mekandan münezzehtir değil mi? Böyle ama, Cenabı Hak “hiçbir mekana sığmam, mü’min kulumun kalbine sığarım” diyor. Onun için burada Allah ilmiyle de eşyayı ihata emiştir, azametiyle de ihata etmiştir.
Ama, ne zaman ki insanlar şeriat, tarikat, hakikate malik olursa, hakikate ulaşırsa bir insan, fenafillah olursa bir insan. Neye benzer biliyor musunuz? Bir nehrin gidip deryaya karışması gibidir. Nehir deryaya karışmadan evvel onun bir cismi vardı, gücü vardı, sesi vardı, hareketi vardı. Deryaya karıştıktan sonra bunun daha gücü var mı? Var ama deryadan alıyor o gücünü. Gücü de derya, sesi de derya, vücudu da derya değil mi? Öyle oluyor. İşte insanlar da; Allah'tan gelen ruh Allah'a ulaşırsa, işte insanlar ne oluyor o zaman? Büyük varlık ve kıymetli varlık oluyor. Ki Allah’ın zatından sonra o insan büyüktür.
Böyle bir insan için işte vahdet-i vücut deniliyor. Vahdet-i vücut olmuş böyle bir insan için ne olmuş?
“Ölmeden önce ölmüş”. Böyle bir insan için ne olmuş?
Cem’ü’l-cem olmuş. Allah’ın azametinde birleşmiş.
Evet. Bu insan için bu eşya, bu kainatta her şey yok oldu.